|
Sevgili Hemşehrilerim bu bölümde İnsanların
ilgisini çeken, değişik konuda ki bilgileri
sizlerle paylaşmak istiyorum. M.Turhan
BENLİ
FRANSA'DA DANS
Fransa
Dans yeni ortaya çıkmaya başlamıştı. Bunu haber
alan Kanuni Sultan Süleyman Han Fransa kralına
şu emirnameyi gönderdi.
“Ey Fransa kralı Fransuva..! Sefir–i Kebirimden
aldığım mazhara göre malumatım oldu ki,
memleketinde dans namında ala mele–innas
fuhşiyyat ve lubiyyat yapıyormuşsunuz. İş bu
name–i hümayunumun eline vusulünden itibaren be
melanet ve rezalete son vermediğin taktirde
ordu–yu hümayunumla gelip seni kahretmeye
muktedir olurum”
Kanuni’nin bu mektubundan sonra Fransa’da tam
yüz sene dans yapılmamıştır. (Hammer).
MTB

Polis Muhammed Şükrü Efendi
1876-1950
Sofu efendi de denilen Muhammed
Şükrü efendi Osmanlı Döneminde Malatya Sancağı
Mutasarrıflığında, Cumhuriyetten sonra ise
Malatya Valiliği emrinde Polis Memuru olarak
görev yapmış, Emekliliğe müteakip eşinin
memleketi olan Adıyaman Kazasına yerleşmiştir.
Safranbolulu Kolağası Ömer
efendinin oğlu olan Muhammed Şükrü efendi 28 yıl
bilfiil Malatya'da (Malatya merkez ve bir müddet
Besni kazası) Polis Memurluğu yapmış, Harf
İnkılabından bir yıl sonra 1929 yılında yapılan
teftişte yeni harfleri tam öğrenemediği rapor
edildiğinden görevine son verilmiştir. Birkaç
yıllık mağduriyet ve sefaletten sonra emekli
olabilmiştir. Şu bir
gerçek ki toplumların üzerinde yapılan her türlü
cebri değişiklik, Bu toplumun yüzyıllarca
önceden başlayan ve uzunca bir sürede oluşan
tabii yapısını bozuyor, pek çok şahısta bundan
zarar görüyor. Muhammed Şükrü efendi gibi.
Allah gani gani rahmet eylesin. MTB

Osmanlının son döneminden kalma bir Posta pulu.
Yıl 1915. Acı, ızdırap ve çalkantıların yoğun
olduğu, Birinci Dünya savaşı yılları. Bir
Malatyalının Ailesine, sevdiklerine belki
yavuklusuna yudum yudum hasretini gönderdiği,
mektubunun üzerine yapıştırılmıştı o.

1927 Tarihli bu fotoğraf, o
yıllardaki Malatyalı gençlerin giyim ve
kuşamları ile ilgili, bilgi veriyor.
Hollywood filmlerinin Türkiye'ye
girmediği belli oluyor. Amerikan giyim kültürü,
o günkü gençliğimizi henüz etkilememiş.
MTB (Tecdeli Yunusun Ömeri)
Arşiv: MTB
PİYANGODAN MEDET UMANLAR
İnsanlar her devirde zengin olmanın hayalini
kurdu. İşte 1937 Yılına ait THK Piyango bileti.
Bu bileti alanın zengin olamadığı belli. Zira
piyango çıkmış olsaydı bu biletin THK veya İş
Bankasına verilmesi gerekecekti. MTB

Arşiv: MTB
THK Piyango biletlerinin hiç bir arşivde
bulunmadığı kanaatindeyiz. MTB
Arşiv: MTB

Türkiye Şehirler Serisi Pullardan Malatya .1959
yılı basım tarihli. 5 Kuruşluk . MTB
Arşiv: MTB
DEPREM SİGORTASI YAPTIRIN
Poliçe Numaranız:10597028
Adınız:MEHMET TURHAN
Soyadınız:BENLİ
Sigortalı Adı:MEHMET TURHAN
Sigortalı Soyadı:BENLİ
Riziko Adres :MEHMET BUYRUK 2 ÇÖŞNÜK SARAY 13
MALATYA/MERKEZ/BEYDAĞ'I
MALATYA'DAKİ DEPREMLER
x . x .1875
M=7.1
31.03.1893 M=6.7
04.12.1905 M=6.8 (Çemişgezek)
20.12.1940 M=5.8
23.04.1964 M=4.6
14.06.1964 M=6.0
05.05.1986 M=5.8 (Sürgü)
06.06.1986 M=5.6 (Sürgü)
PARA CÜZDANIMI KAYIP ETTİM
Aziz Hemşerilerim Dünyanın
meşakkati insanı çok yoruyor. 29 Ağustos 2006
tarihinde Annemin emekli maaşını aldım ve
çilesiz arabasına binip annemin yanına gittim.
DEVAMI SAYFA 13 'DE
DUYGULARIMI AÇIĞA VURAYIM
Saygıdeğer Malatyalı
Hemşerilerim. 14 Mayıs 2006 pazar günü Vali
Konağı Caddesinde bulunan, öğrenci yurdu
durağında, çarşıya gitmek için otobüs
bekliyordum. Durakta babasının gözü hep üzerinde
olan, çok sevimli bir çocuk ta vardı. Küçük
yaramaz belli ki ana okuluna veya bir kreşe
gidiyordu. Bu beş veya altı yaşındaki çocuk,
yaşına uygun olarak devamlı oynuyor, zıplıyordu.
Zannedersem okulda veya kreşte 23 nisan
gösterileri için kendilerine öğrettikleri dans
figürlerini yapıyordu. Aynı zamanda tam bir
Amerikalı lehçesi ile de İngilizce şarkı
söylüyordu. Bu manzara karşısında şaşırdım ve
çok müteessir oldum. Kendi kültürünü dahi
öğrenmeden Amerikan kültürüyle yoğrulan bu masum
yavrunun bir kabahati var mı diye düşündüm. Ne
kabahati olabilirdi ki, bu melek kadar saf ve
temiz sabinin. Bütün kabahatin, kendilerini
gönüllü olarak başka bir milletin kölesi ve
sömürgesi mertebesine düşüren, bundan haz ve
gurur duyan, kendi milletini hor ve hakir gören
zihniyet diye düşündüm. MTB
ÖFKEM!
Malatya Valiliği'nce başlatılan '91 Bin Dev
Öğrenci Okul Yaptırma Projesi' kapsamında geliri
kampanyaya bağışlanmak üzere, 16.06.2006
tarihinde İnönü Stadı'nda Keremcem adlı bir pop
şarkıcısı sahne almış. İstikbalimizin anaları
olan, Gencecik kız evlatlarımız, karşılarında
bu büyük insan,bu büyük alim, bu büyük toplum
önderi, Bu aziz, bu mübarek, bu muhterem,
ve yaşantısı ile milletimize örnek olan bu
harika adamı karşılarında görünce, o cezbe hali ile,
haykırarak ağlamaya ve çırpınmaya başlamışlar.
Hatta ona bir kez dokunmak için ne büyük
mücadeleler vermişler. Konserden sonra ise,
yetkililer bu büyük insanın, küçük insancıklar
tarafından hırpalanmaması için stattan otomobile
bindirerek kaçırmışlar.
Halâ birazcık düşünme zamanı gelmedi mi
? Malatyalılara esefle duyurulur!!!
MTB
Malatya atasözü. Kızı gönlüne
bırakırsan gevende ye varır.
GÜNEŞ BATIDAN DOĞACAK
İnsanların
ilgisini pek çekmeyeceğini sandığım bir makale
okudum. Bu makaleyi okurken çok büyük bir
dehşete kapıldım.Sizlere okuduğum bu yazının
küçük bir bölümünden bahsetmek istiyorum.
DEVAMI SAYFA 13 'DE
1974 YILINDA BİR HIRSIZLIK OLAYI
Konya İlinde Henüz mesleğimde yeni iken, Bir
Polis meslektaşımın anlattıklarından derledim.
1974 yılında bazı büyük şehirlerde yaşayan
insanların, en büyük eğlencesi, yalnızca
akşamları belli saatlerde yayın yapan, tek
kanallı TRT' yi izlemekti. Konu komşunun
birbirleri ile sohbetlerinin ana konusu ise,
Televizyon dizilerinin muhteşemliği!!, Yayın
süresinin kısalığı, Kendi Televizyonlarının ne
kadar net ve karıncasız gösterdiğidir.(Tabiî ki
televizyonu olmayan çoğunluktaki komşularının,
kendilerini rahatsız etmedikleri müddetçe)
İşte o yıllarda bir gece vakti, ev halkı
televizyonu izlerken, aniden yayın kesilir. Ev
sahibi de bir süre altın kadar kıymetli TV'yi
kurcalar, "İnşallah bozulmamıştır " diyerek o
sıkıntıyla gidip yatarlar.
Ertesi gün evin erkeği işe gider.Birkaç saat
sonra bir genç kapıyı çalar.Kapıyı açan adamın
karısına, "Yenge, beni abi gönderdi, televizyon
bozukmuş, alın da bir bakın dedi" der. Kadın da
hiç tereddüt etmeksizin, tamirci sandığı
delikanlıya televizyonu verir. Adam akşam eve
geldiğinde, televizyonun olmadığını görünce,
karısı ona olanları anlatır.Adam hemen polise
başvurur.
Birkaç gün sonra, Ev sahibi karı koca balkonda
otururken, televizyonu götüren hırsız balkonun
önünden geçer.Kadın hırsızı tanır ve
"Televizyonu çalan adam işte şu giden" diye
bağırır.
Adam hemen üzerindeki pijamalarıyla, hırsızın
arkasından koşar ve kovalamaya başlar. 5 dakika
kadar sonra, adamın bir eve gelir. Kadına "İyi
Günler Hanımefendi, ben karakoldan geliyorum,
beyiniz televizyonu çalan hırsızı yakaladı.
Şimdi karakoldalar. Pantolonuyla, cüzdanını
istiyor." der kadın da istenilenleri verir.
Böylece hırsızlar Televizyonu aldıkları gibi,
adamın pantolonu ve parasını da alırlar. MTB
Not: O yılarda hatırladığım kadarıyla polisin maaşı 1200 TL ,Siyah beyaz TV fiyatı
5000 Türk Liradır. Yani ortalama bir polis, bir
öğretmen maaşının 4-5 katıdır. MTB
|